CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun başlattığı Adalet Yürüyüşü medyanın ilgisizliğine rağmen devam ediyor. Korkulan haber ise bugün Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın'dan geldi. Kalın 11-16 Temmuz arasında 15 Temmuz direnişinin anmalarının yapılacağını açıkladı. Korkulan diyorum çünkü Kılıçdaroğlu ve etrafında Adalet için buluşan binlerce kişi 9 Temmuz'da İstanbul'da olacak. Olası bir çatışma yaşanmaması herkesin dileği ancak bu denli tanisyonu yüksek bir ortamda provokasyonların olmayacağını kimse garanti edemez. Her ne kadar Kalın bu konu hakkında teminat verse de sıcak bir Temmuz ayı hepimizi bekliyor. 

Bu toprakları hiç görmediği seviyede bir kutuplaşma ile karşı karşıyayız. Bu yazıyı kaleme almamdaki nedenlerden biri de bu. Adalet Yürüyüşü başlar başlamaz 'tasmalı gazeteci' dediğimiz tayfa hakaretlere, tehditlere ve siyasilerle birlik olup aba altından sopa göstermelere başladı. Son günlerde Tiwtter'da troller ise yoğun mesai yapıyor. Yaratılmak istenen hava öyle bir hava ki yarın Adalet Yürüyüşü'ne müdahale olursa ''kimse sesini çıkarmasın'' boyutunda. Cumhurbaşkanı'ndan Başbakan'a, Danışman'lardan Gazetecilere kadar Adalet Yürüyüşü'nü terör eylemi olarak göstermeyen kalmadı. Bir kaç vicdanlı sesin haricinde havuz medyasında ve İktidar kanadında Adalet Yürüyüşü FETÖ ve PKK projesi. Bu basit politkayı uygulayabilmelerinin sebebi tabi ki o büyük terör kavramının halkta nasıl bir etkiye sahip olduğunun bilinmesi elbette...

Çatışma yaşanma ihtimali

İşte yazmak istemediğim ama kendimi tutamadığım konu bu. Yukarıda kısaca özetlemeye çalışsam da bu yaoğun gündemde istediklerini kaleme dökmekte zorlanıyorum. Adalet Yürüyüşü 9 Temmuz'da İstanbul'da olacak hemen hemen herkes bu konuda temkinli nitekim sokağa inmiş bir siyasetin bir sonuç almadan Meclis'e dönmesi zor. Tarih bize bir şey öğrettiyse o da Türkiye'de sokağa inmenin felaketlere gebe olduğunu unutmamız gerektiğidir. Adalet Yürüyüşü korteji İstanbul'da milyonlarca kişiyle buluşabilir. Soru işaretleriyle dolu 15 Temmuz darbe girişimi için de sokağa çıkartılan halk siyasilerin desteğiyle yine çıkacak ve anmalar yapılacak. Ancak dediğim gibi öyle bir hava var ki sanki sokağa çıkanlar anma için değil çatışma için çıkartılıyor. Sokağın nabzını şu sıralar tutmak zor. Burada özellikle 'çıkartılan' diyorum çünkü halkın çatışmaya taakati yok. Siyasiler her zamanki gibi çatışma yanlısı gibi açıklamalar yapıyor. Bu da Temmuz ayında çok yüksek tansiyonun belirleyeceği bir havayı burnumuza kadar getiriyor.

Yazımın başına dönecek olursam burada parmak basılması gereken yer yıllardır olduğu gibi 'KUTUPLAŞMA' olmalı. 15 Temmuz'da neler olduğunu bilmeyen ve hükümeti suçlayan milyonlarca insan var. Bu insanlar OHAL baskısı altında referanduma gitti ve şaibeli bir referandum sonucunda istemediği bir yönetim biçimine maruz bırakıldı. Diğer tarafta televizyondaki çağrı üzerine kendisini tankın önüne atan ve demokrasiyi kurtardığını söyleyen üstüne bir de devletle beraber kendisine karşı herkesi terörist ilan eden bir grup var. Bu yazdıklarım kutup tarafların yüzlerce zıt özelliklerinden sadece bir kaçı.

Katar krizi, Afrin sorunu, 15 Temmuz anmaları, Adalet Yürüyüşü derken hazır olun çok sıcak bir Temmuz ayı bizi bekliyor. Öyle sıcak ki klima değil ülkeyi buzdan küvetin içine soksak serinletemeyiz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hasan 2017-07-04 14:52:02

Aynen katiliyorum