BİST
87765
ALTIN
145.621
DOLAR
3.5904
STERLİN
4.4902
EURO
3.8155

Türkiye darbeler tarihi açısından maalesef zengin bir geçmişe sahip. Genç Osman'ın Yeniçeriler tarafından tahttan indirilmesiyle başlayan askeri vesayet 'kara bulutu' günümüze kadar elinde silah olan kurumlara güven veriyor.

15 Temmuz'da FETÖ ve TSK'nın içindeki (Henüz bilinmeyen)başka grupların birleşmesiyle yapılan darbe girişiminin acılarını yine Türkiye halkı çekecek. Elbette her toplumda olduğu gibi başa gelen felaketlerin getirdiği birlik ve beraberlik havası var. Ancak getiriler ve götürüler dengesi baz alındığında ağır basan taraf tabiki de 'darbenin götürdükleri' olacak.

15 Temmuz'dan sonra anladık ki bu topraklarda artık hiç kimse 'darbe' sözcüğünü ağzına bile alamayacak, halkın yoğun tepkisi, siyasi irade ve çağın gereğinden kaynaklı olarak Türkiye'de askeri vesayet korkusu tamamen dağılmış durumda.

Yazının başında da belirttiğim gibi bu girişimin toplum üzerinde birleştirici bir gücü oldu ancak bu durumun abartılmaması gerekiyor zira CHP kendi mitingini yaptığında Ak Partili kesim çıldıracak seviyeye geldi. Bunun dışında yapılan son ankete göre miting alanlarındakilerin yaklaşık yüzde 80'i Ak Parti'ye oy vermiş yurttaşlar. Medya özellikle 'birliktelik' mesajını vermeye çalışsa da sokak öyle demiyor. HDP'nin Yenikapı mitingine davet edilmemesi gelecekti Kürt-Türk çatışmasına maalesef katkı sağlayacak gibi. Medyanın tüm gücüyle HDP'yi dışlaması sokağa da yansımış, öyle ki Selahattin Demirtaş Yenikapı mitingine gelse dahi ıslıklanması ve yuhalanması kaçınılmazdı. Belki Ak Parti bunu bildiği için (Yani biz hep birlikteyiz, CHP'si ile, MHP'si ile eleleyiz) havanın bozulmasını istememiş olabilir

Bir taraftan kendini tankın önüne atarak ikiye bölünen insanlar bir tarafta ise hâlâ 15 Temmuz'un bir tiyatro olduğunu savunanlar...

Darbe girişiminden sonra 'so'l uzun süre sessiz kaldıktan sonra şimdilerde hükümetin FETÖ'ye karşı yapılan operasyonların cadı avına dönüşmesi sonrası 'Ne diktatörlük ne de darbe' mottosuyla hareket ediyor.

Kimin haklı kimin haksız olduğunu bu puslu havada görebilmemiz zor. Zira 12 Eylül Kenan Evren darbesinin nasıl bir seneryo olduğu ülkeye nasıl zararlar verdiği yaklaşık 30 yıl sonra halkın çoğunluğu tarafından idrak edilebildi. İşin içinde bir üst akılın olup olmadığı ya da bunun Türkiye'yi nerelere götüreceğini hep beraber göreceğiz ama maalesef bu yakın tarihte olmayacak....

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.