Yaklaşık 15 yıllık Ak Parti iktidarında zaman zaman sorulan bir soru bu ancak hiç bir dönemde bu kadar konuşulmamıştı. Cumhuriyet tarihinin en çalkantılı iktidarlarından biri belki de ''Başkanlık Sevdası'' nedeniyle bölünmeyle karşı karşıya. Nitekim FETÖ ile girilen kavganın ardından Ak Parti çok yara aldı ancak buna rağmen Erdoğan ve çevresinin baskısıyla girilen Başkanlık yarışı Ak Parti'ye FETÖ'den daha fazla zarar verebilir. Nasıl mı?

Şimdi siyaset para gibidir çalıştıkça birikir harcandıkça azalır; Ak Parti bir çok dönemde siyaseti biriktirmeyi başardı ancak son zamanlarda siyaseti harcadığı yer kendisi için değil Erdoğan'ın geleceği için yapıyormuş gibime geliyor. Sen kalkıp elindeki en büyük kozları (Siyasi parayı) muhalefete karşı Genel yada Yerel seçimlerde kullanacağına daha halka tam olarak ne olduğunu bile anlatamadığın Başkanlık için kullanırsan yarın öbür gün elinde bir bakmışsın harcayacak bir şey kalmamış. 7 Haziran seçimleri hezimetini hatırlayalım, işte tam da o günkü gibi bir hava var Türkiye'de yani Ak Parti kan kaybediyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan da sanırım bunun farkında bu yüzden de ''Başkanlık Sevdası'' daha bir önem arz eder hale geliyor. Neyse konu çok dağıtmadan asıl sorumuza gelelim.

Ak Parti içinde bir gruplaşmanın olduğu kesin. Davutoğlucular, Abdullah Gülcüler, Başkanlık karşıtları gibi gruplar 16 Nisan'daki referandumun geçişini bekliyor gibi. Ankara kulislerinde yeni bir merkez sağ parti konuşulmaya başlanmış bile üstelik kadın liderden bahsediliyor. Herhalde 'Kadın lider' derken kimden bahsedildiğini anlamışsındır.

Erdoğan'ın başında olduğu bir Ak Parti için bölünme lafı kullanmak saçma olurdu ancak artık durum öyle değil. Erdoğan'ın doğrudan hükümete müdahalesi, Berat Albayrak'ın Bakan yapılması, eski şoförlerin milletvekili yapılması Muhalefet kadar Ak Parti içindeki bazı isimleri de rahatsız ediyor ve tabi ki bunun tabana yansıması da var. Türkiye'de seçmen partizanlık seviyesine gelmiş olsa da Ak Parti'ye alternatifsizlikten oy veren milyonlarca insan var. Bu da yeni bir merkez sağ parti gereksinimi doğuruyor (Bu açığı gören de birileri elbette var).

Şimdi bu anlattıklarımın Ak Parti bölünecek mi? sorusuyla doğrudan bağlantısına gelelim. Yeni bir merkez sağ partinin Ak Parti iktidarını derinden sarsacağı gerçeği yadsınamaz. Öte yandan yeni bir harekat şu bunalım günlerinde Ak Parti'nin başa geçtiği yıllardaki gibi bir hava yakalayabilir. Hele bir de Erdoğan'a yakın ve partiye küstürülen isimlerden yani ağır toplardan bu yeni yapılanmaya katılan kişiler olursa tabiri caizse ''Ankara karışır.''

Tüm bunları konuşmamızın bir nedeni de tabi ki MHP Lideri Devlet Bahçeli. Yadsınamaz bir gerçek var ki o da Bahçeli'nin Türk siyasetinde taşları yerinden oynatabilmesidir. Ak Parti'yi iktidara taşıyan erken seçim kararını alan da Bahçeli, Abdullah Gül'ü Cumhurbaşkanı yapan da Bahçeli, tamamıyla karşıyken birden bire 'Başkanlık Sevdalısı' kesilen de yine aynı Bahçeli. Tam bu noktada referandum kararının aslında Erdoğan-Ak Parti hattı için ne kadar kritik bir karar olduğu ortaya çıkıyor ve tabi ki Erdoğan-Ak Parti hattını referanduma sürükleyen kişinin kim olduğu...

16 Nisan'da sonuç EVET mi HAYIR mı olacak bilinmez ama bir gerçek var ki 2017 yılı Türkiye siyaset tarihine 'çok ilginç şekillerde' nakşedilecek. Ve tüm bunların dışında unutulmamalıdır ki Bahçeli'nin verdiği destek aslında kime yarayacak....

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.