Darbe olacak, yeni bir Gezi geliyor, FETÖ ile PKK anlaştı karamaları altında Adalet Yürüyüşü milyonlarca kişinin katılımıyla final yaptı. CHP'nin en baştan beri HDP ile yürüyüş fikrine sıcak bakmadığını biliyoruz. Havuz medyasında yaratılan HDP nefretine kurban gitmek istemeyen Adalet Yürüyüşçüleri eleştirilere rağmen HDP ile arasına mesafe koydu daha doğrusu koymak zorunda kaldı. Nitekim Ahmet Türk ve Mithat Sancar gibi Kürt siyasetinin ileri gelenleri Adalet Yürüyüşü'ne katılır katılmaz havuz medyası saldırıya geçti Ancak HDP de CHP de buna hazırlıklıydı ve ikisi de daha fazla resim vermeden 'Adalet' kavramının bulanıklaştırılmaya çalışılmasından ötürü yollarına sessizce devam etti.

****

Gelelim CHP'nin neden adalet için HDP ile yürümek zorunda olduğuna. Yukarıda da yazdığım gibi havuz medyasının HDP ile CHP'yi yan yana gösterme çabasının aslında amacı belli. Düşman yaratma ve nefret söylemi pompalamada uzman olan AKP iktidarı ve çevresi HDP'yi 7 Haziran'dan bu yana halkın gözünden düşürmek için elinden geleni yapıyor; bunu yaparken kutuplaştırıcı siyasetin ekmeğini yemekten de geri kalmıyor. İşte tam burada CHP'ye büyük iş düşüyor. Çünkü 7 Haziran sürecinden beri ya da Selahattin Demirtaş'ın Cumhurbaşkanlığı seçiminde kazandığı sempatiden beri CHP ve HDP tabanı özellikle genç nüfusta birbirine yakın durumda.

Bu durumu en iyi bilenler ise AKP ve Saray çevresi. Her fırsatta CHP PKK ile yürüyor demelerinin sebebi bu. Çünkü HDP ve CHP'nin beraber yürümesi AKP ve Erdoğan'ın sonu demek. CHP dışında bunun herkes bunun gayet farkında yada CHP'de işine geldiği gibi davranıyor bilemem. Ancak Kılıçdaroğlu'nun bu siyasete kurban gittiği bir gerçek. Herkese hitap edebileceğini sanan Kılıçdaroğlu hala 15 Temmuz'dan nemalanma peşinde ve bunu yaparken 15 Temmuz'u destan sanan kitleyi kazanabileceğini sanıyor. Oysa her fırsatta darbe girişimindeki soru işaretlerinden bahsedenler de yine kendileri. Başa dönecek olursak HDP'nin artık manevra alanı kalmamış durumda, 90'lara dönen bir iktidar, tutuklu milletvekilleri, kayyumlar derken HDP'nin de CHP ile yürümek dışında bir alternatifi yakın zamanda görünmüyor. Yani ortada bir kazan kazan durumu var.

Dediğim gibi dinozor tayfa (Hem HDP içinde hem CHP içinde) bunu ısrarla görmemeye çalışsa da genç nesil birbirine yaklaşıyor. Sokakta artık HDP ve CHP ayrımının yerine AKP zulmüne karşı ortak bir nefret ve mücadele ruhu var. Adalet Yürüyüşü bunun kıvılcımı olabildi bir nebze ancak hak arayışlarının devamı gelirse hak, hukuk ve adalet sloganların desibeli oldukça yükselebilir. Çünkü bu sesi yükseltebilecek kesim Gezi olaylarından tecrübeli ve politize olmuş durumda.

CHP yıllardan beri gelenek haline getirdiği AKP politikaları ve söylemleriyle oyalanma siyasetini bırakmak zorunda. HDP ile aynı resme girmeme çabası da buradan kaynaklanıyor. Ne olursa olsun havuz medyası ve tasmalı kalemler olarak adlandırılan kesim her fırsatta CHP'yi şeytanlaştıracak ve fırsatını bulduğu anda al aşağı edecek. Kılıçdaroğlu ve çevresinin bunun farkında olabileceği düşüncesindeyim ancak AKP ekseni maalesef CHP'yi hapsetmiş durumda. Mantıklı bir manevra ile bu konuda tecrübeli olan HDP ile yola devam edilmesi ''Dikta Rejimini'' yıpratabilir. Adalet Yürüyüşü'nün birinci adımı bitti, ikinci adımda HDP ne kadar yer alacak AKP'nin duruşu ne olacak ya da CHP'nin kitlesel hareketleri tetikleyip tetikleyemeyeceğini hep beraber göreceğiz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.