AKP Hükümetinin en büyük destekçisiydi Doğan Medya Grubu. Bülent Ecevit'in başında olduğu koalisyon ekonomik krizin ardından erken seçim kararı almış AKP bir proje olarak Türkiye'ye yağlanıyordu. Bu yağlamanın bayrak tutanıydı Doğan Grubu. Her yerde AKP ve Tayyip Erdoğan'ın abartılmış propagandasıyapılıyordu Doğan Grubu tarafından. O zamanlar medya neredeyse tümüyle Aydın Doğan'ın sahibi olduğu Doğan Grubu'nun elindeydi. Sonra işler değişti, Erdoğan bu medya gücünün farkına varmış ve bu gücü eliğne alabilmek için zamanında kendisine değnek olmuş bu grubu alt etmenin kendi iktidarı için elzem olduğunun kanaatine vardı. Nitekim olaylar art arda geldi. Doğan grubu yavaş yavaş medyadan çekildi. Erdoğan- AKP hattı medyayı tamamen ele geçirmeye başladı. Rakipler bir bir elenince Doğan Medyası'na art arda yumruklar sallandı, bazılarını savuşturdu bu deneyimli 'Medya Grubu' ancak bu çok sürmedi. Her kurum, kuruluş, holding veya sivil toplum örgütü gibi onlar da değirmen taşlarının arasında una dönüştü.Son darbe ise 1 Kasım seçimlerinde oldu. Doğan 7 Haziran'da muhaliflere verdiği desteğin tehditi altında yaşıyor gibi 1 Kasım'dan sonra hükümet-Erdoğan argümanlarıyla haberler yapmaya başladı....

Şimdi gelelim günümüze, uzun bir referandum sürecinin ardından medyanın verdiği kötü sınav sonucunda EVET cephesi ipi göğüsledi. Bunun en büyük nedenlerinden biri de OHAL'i arkasına alan hükümetin medyayı susturmasıydı. Susturulanların arasında elbette Doğan da var. Ancak hakkını vermek lazım bu medya grubunda hala gerçekten gazetecilik yapan insanlar var. Her ne kadar hepsi teker teker kapının önüne konulsa da sanki hükümetle ters düşmemek için ellerinden geleni yapıyorlar.

Kapalı kapılar arkasında nasıl tiyatrolar dönüyor bilemem ancak önce İrfan Değirmenci'nin sonra Nevşin Mengü'nün son olarak da Emin Çapa'nın sustuturulması hükümetin baskısından olduğu kadar Doğan Medyası'nın dik duramamasından da kaynaklanıyor. Ülke olarak (Bunu kabul etmesek de) bir kaosun ve derin bir krizin içerisindeyiz, uzun uzun Türkiye'nin ne halde olduğunu yazacak değilim ancak söylemek istediğim Türkiye'de medya deyince akla ilk gelen isim olan Aydın Doğan'ın bu kadar geri adım atması hayre alamet değil.

Zamanında ne kadar güçlü bir grup olduğunu biliyoruz Doğan Medya'nın... ve AKP iktidarı karşısında ne kadar sönük kaldığını. Tabi Doğan'ın sabıkalı medya geçmişi bir yana daha önce de dediğim gibi çok cesur gazetecileri hala bünyesinde bulunduran bir yapıya sahipler. Benim merak ettiğim bu kadar darbeden sonra neden hala yapraklarını dökmeye devam ettikleri.

İşi çok çetrefilli hale getirmeye gerek yok, bilindiği üzere Aydın Doğan bir iş adamı ve günümüz Türkiye'sinde AKP yanlısı olmayan iş adamı artık ekmek yiyemiyor. Dedim ya olayı karmaşık göstermeye gerek yok belki de sorun sadece paradır. Diyelim ki kapalı kapılar arkasında bir anlaşma var o zaman AKP güruhunun bu Doğan nefreti niye. Madem Doğan alt edildi neden hala havuz medyasında ve AKP'li güruh durmaksızın Doğan Medyası'na saldırıyor belirsiz...

Bu yazıyı bana yazdıran şey bugün deneyimli spiker ve muhalif kişiliğiyle bilinen Emin Çapa'nın CNN Türk'teki programının erken bitmesi. Bu kamuoyunda yine AKP'ye kurban edilen gazeteci gibi okundu. Daha bir kaç gün önce AKP'li güruhun nefretini kazanmış Nevşin Mengü de yayından çekilmişti. Referandumda hayır diyeceğini söyleyen İrfan Değirmenci'den bahsetmiyorum bile...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.