Dün gece Türkiye'de basın özgürlüğüne bir darbe daha vuruldu. Cumhuriyet.com.tr'nin Genel Yayın Yönetmeni Oğuz Güven bir haber başlığı yüzünden 'Terör örgütü propagandası yapmak' suçundan tutuklandı. FETÖ hakkında ilk iddianameyi hazırlayan başsavcı Mustafa Alper'in trafik kazasında hayatını kaybetmesine neden olan olay hakkında 'Kamyon biçti' ifadesi 'terör örgütü propagandası'' sayıldı. Üstelik bu başlık atıldıktan 55 saniye sonra kaldırılmıştı. Bu mahkeme kararının ardından bitkisel hayattan olan basın özgürlüğünün fişinin çekildiğini düşünüyorum.

Beyler bayanlar hiç bir sistem, iktidar veya kuruluş yoktur ki eleştiri mekanizması olmadan sağlıklı şekilde çalışabilsin. Doğanın kanunu sayılabilecek bir şey varsa o da insanoğlunun kurduğu bütün sistemlerde eleştiri ve homojenliğin olmak zorunda olmasıdır. Hele hele devlet yönetmek eleştiri ve düşünce özgürlüğü olmadan uçuruma yuvarlanmak gibidir. Oğuz Güven'in tutuklanması belki bu bağlamda tartışılmaz ama yargı erkinin medyaya karşı bir öcü haline getirilmesi bizi ülke olarak uçuruma sürüklüyor.

Günümüz Türkiye'sinde özellikle 15 Temmuz'dan sonra ortada basın diye bir şey kalmadı desek yanlış olmaz. Basın sadece enformasyon demek değildir. Basın aynı zamanda çağdaş ülkelerde devletin sahip olduğu motorun yakıtıdır. Ama maalesef AKP iktidarı tarafından bu değerli yakıt yok pahasına harcanıyor. Bir gün AKP iktidarının sonunu görürsek unutmayın unu nedeni bu sistem içindeki eleştirel ve farklı seslerin susturulmasından kaynaklanacaktır. Sadece basında değil siyasal iktidarın içinde kişi bazında da karşıt bir ses kalmamış durumda biz sadece basın özgürlüğüne yansıyan kısmıyla ilgileniyoruz. 15 yıllık AKP iktidarı son referandumdan sonra bir kişinin iki dudağı arasına sıkıştırılmış duruma geldi. Sizce Erdoğan'a örneğin 'yanlış yapıyorsunuz', 'Yanlış yapıyoruz', 'Böyle olmaz' diyebilecek bir kişi var mı? Tabi ki yok işte bu yüzdendir ki basın kuruluşlarına ve mensuplarına uygulanan bu baskı devede kulak kalıyor. Neyse...

Gelelim yazımızın başlığına yani ''Haber başlığına devlet müdahalesi''ne.. Son tutuklama gösteriyor ki devlet artık doğrudan atılan haber başlıkları için bile medyaya ''ayağınızı denk alın'' mesajı veriyor. AKP iktidarı veya Erdoğan vesayeti böyle bir yönetim anlayışını benimserken kendinden olmayana acımıyor. Eğer kendilerinden olan medya kuruluşlarına da bu şekilde sert davranabilselerdi belki bozuk bir liberal anlayışla ''eyvallah' diyenler olacaktı. Ancak Melih Gökçek'in kanalı olan Beyaz Tv'nin 15 temmuzda öldürülen 45 özel harekatçı için 'kömür oldu' başlığı önemsenmemişti bile. Şimdi böyle bir ortamda böyle bir iktidardan çifte standart beklememek zaten saçma olur ama konunun daha iyi anlaşılması için bu örneği özellikle verdi.

Tüm bunların dışında 'bağımsız' dediğimiz yargının Oğuz Güven'i mahkum ettiren kararın arkasında komik sayılabilecek ifadeler kullanılmış. İşte mahkemenin gerekçeli kararından bir bölümü sizler için derledim:

'Başsavcı hakkında twette 'Kamyon biçti' ibaresinin özellikle kullanıldığı, atılan tweet ile bir anlamda Fetö soruşturma dosylarında görev yapan savcılara akıbet gösterildiği, bu savcıların sonlarının ne şekilde olacağına ilişkin gönderme yapıldığı..... FETÖ hakkında iddianame hazırlayanların ileride başına ne gelecekleri şekilde toplumda algı oluşması için 'KAMYON BİÇTİ' ibaresinin özellikle seçildiği, şüphelinin Cumhuriyet Gazetesi İnternet Haber Müdür olması sebebiyle....''

Bu ifadeleri ben açıkçası hayretler içinde okudum, yargı ve basın özgürlüğü için bir Fatiha rica edeyim...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.