Cumhuriyet tarihinde görülmemiş bir eylem yapılıyor son iki haftadır. CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu'nun MİT TIR'ları davasından 25 yıl hapse çarptırılmasından sonra CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nın başlattığı 'Adalet Yürüyüşü' 14'üncü gününe girdi. Bir ana muhalefet lideri yada bir siyasi parti lideri ilk defa böyle bir eyleme imza atıyor ancak medyanın bu durumu önemsediği daha doğrusu önemseyecek cesareti yok.

Türkiye askeri darbe yönetimlerinin bile görmediği bir zulüm ve hukuksuzlukla yönetiliyor son zamanlarda. 15 Temmuz'u bahane eden AKP iktidarı rüzgarı arkasına almış önüne çıkanı silip süpürüyor. Şaibeli olduğu söylenen bir referandumla ülkenin yönetim biçimi bile değiştirldi. Tüm bunlara rağmen zayıf bir politika ile cılız sesler çıkaran muhalefet partisi CHP ilk defa gerçek anlamda sokağa indi. İndi inmesine de bir çoğumuza göre bu geç alınmış bir karar. Nitekim medyanın bu imtihandan zayıf not alması ve halkın yeterince desteklememesinde bununda etkisi var.

Konunun destek boyutu veya zamanlama yanlışlığı ayrı bir masada tartışılır; asıl konumuz medyanın geldiği acınası nokta. Kılıçdaoğlu'nun başlattığı ADALET YÜRÜYÜŞÜ 2 haftayı devirdi günden güne yürüyüşe destek artıyor. Eski AKP milletvekilleri, STK ve siyasi parti Başkanları, Gezi anneleri, HDP, sanatçılar v.s. derken kitle her geçen gün artıyor. İktidar şu ana kadar ciddi bir adım atmış değil çünkü büyüyen tepkinin ve potansiyel baş kaldırının gayet farkında. Bu yüzdendir ki kortejin İstanbul'a yaklaşmasından sonra polis müdahalesi konuşuluyor. CHP yönetimi bunları hesaplayıp 'Her türlü provokasyona hazırlıklıyız'' mesajı veriyor.

İktidarın elinden şu ana kadar pek bir şey gelmiyor gibi görünüyo ancak AKP, Erdoğan ve kurmayları stratejilerini medya üzerinden yürütüyor. Yazımızın başlığı da tam da burda anlam kazanıyor. Ne demiştik ''Medyanın 'Adalet Yürüyüşü' ile imtihanı''. Televizyon kanalları, gazeteler ve sosyal medya kullanıcıları ortak bir hareketle Adalet Yürüyüşü'nü kirletmek için can başla mücadele ediyor fakat bu mücadelenin ne olduğunu maalesef halk bile farkında değil. Bu mücadele Adalet Yürüyüşü'nü önemesememekten ibaret aslında. Dikkat ederseniz özellikle ana akım medya ya yürüyüşü önemsemeyecek boyuta indirgiyor ya da halkı provoka edecek haberler yapıyor. Havuz medyası diye adlandırılan yandaş medyada 'CHP'nin FETÖ yürüyüşü'' başlıkları bile atılıyor. 

Medyanın günümüz AKP Türkiyesinde Yasama, Yürütme ve Yargı'nın toplamından daha fazla bir güce sahip olduğu bir gerçek. Ama şu asla unutulmamalıdır ki 'patlama noktası' medyanın da öngöremeyeceği anlarda yaşanır. Gezi olaylarında penguen belgeselleri yayınlanırken sokaklarda nasıl milyonlar çığlık atarken Adalet Yürüyüşü'nde de aynısı olabilir. 

Dileğim bu adalet yürüyüşünün sağ salim, demokratik çerçeve içinde son bulması ve ülkenin yeniden kan emici planların kurbanı olarak kaosa sürüklenmemesi. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.