2023 hedefleri nedir? 2023'te gizli anlaşmalar sona mı eriyor?

Ak Parti hükümetinin vizyon olarak belirlediği 2023 ile ilgili bir çok iddia var. Gizli anlaşmaların süresinin bittiği, Türkiye'de rejim değişikliğinin olacağı, Mehdi'nin geleceği yıl olduğu gibi iddialar havada uçuşuyor. Peki ama gerçekte 2023 hedefleri nedir, gizli anlaşmalar var mı yoksa bu sadece siyasi bir iktidar taktiği mi?

2023 hedefleri nedir? 2023'te gizli anlaşmalar sona mı eriyor?

Ak Parti hükümetinin vizyon olarak belirlediği 2023 ile ilgili bir çok iddia var. Gizli anlaşmaların süresinin bittiği, Türkiye'de rejim değişikliğinin olacağı, Mehdi'nin geleceği yıl olduğu gibi iddialar havada uçuşuyor. Peki ama gerçekte 2023 hedefleri nedir, gizli anlaşmalar var mı yoksa bu sadece siyasi bir iktidar taktiği mi?

Hasan KARADENİZ
Hasan KARADENİZ
15 Mart 2018 Perşembe 13:47
516 Okunma
2023 hedefleri nedir? 2023'te gizli anlaşmalar sona mı eriyor?

Türkiye son yıllarda zaman zaman hortlayan 2023 teorileriyle meşgul durumda. Ak Parti iktidarı ve Tayyip Erdoğan'ın her fırsatta dile getirdiği ''2023'' aslında teorilerden ziyade bir siyasi hedef. 2010 yıllarında ekonomik hedeflerin belirlendiği 2023 için ekonomistlere göre vaatlerin tutması imkansız. Nitekim bu hedefler arasında dünyanın en büyük 10 ekonomisi ve 500 milyar dolarlık ihracat hedefleri var. Hali hazırda 2018 itibariyle Türkiye'nin ihracatı 200 milyar doları bile bulamıyor. Öte yandan AKP iktidarından önce dünyanın en büyük 17. ekonomisi olan Türkiye 2017 verilerine göre 18. sıraya düştü. (TUİK verilerinden kontrol edilebilir)

Ancak medya gücü ve siyasi baskının verdiği havayla Türkiye'de seçmen tabanlı siyasetin 2023 başlığı Arap saçına dönmüş durumda.

2023'te Lozan'ın süresi bitiyor mu?

Tarihçilere göre böyle bir durum yok ya da aslında Lozan'da gizli anlaşma dedikoduları tamamen komplo teorisinden ibaret. Türkiye'nin kendi yer altı kaynaklarını çıkartmaya başlayacağı yıl olarak lanse edilen bu süre için hiç bir resmi belge bulunmuyor ancak halk yine özellikle internet ortamında bu duruma inanmış durumda.

Şevket Çorbacıoğlu'nun konu ilişkin kısa yazısı: “Madem Türkiye olarak yer altı ve yer üstü zenginliklerimizi Lozan Barış Anlaşması’ndaki gizli gündemlerle, batılı emperyal güçlere değerlendirmeme sözü verdik, niçin Atatürk Anadolu insanı yer altı ve yer üstü zenginliklerini değerlendirecek yasalar çıkardı ve kurumsallaşma süreci başlattı?. Örneğin; 24 Mart 1926’da 792 sayılı Petrol Yasasını, 20 Mayıs 1933’te Altın ve Petrol İdare Yasasını neden çıkardı? Yetmedi, 14 Haziran 1935’te 2804 sayılı özel kanunla, yurdumun öz kaynaklarını keşfetmeyi ve değerlendirme amacıyla Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü’nü (MTA) kurdu?

2023 ekonomi hedeflerinin tutturulması imkansız

Gelelim AKP'nin uzun yıllar boyunca bahsettiği ancak son dönemlerde meydanlarda anlatmaktan kaçındığı 2023 ekonomik hedeflerine... Erdoğan Türkiye Cumhuriyeti’mizin 100. yıldönümü olan 2023 yılında dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olmayı planlıyoruz. Kişi başı geliri 25 bin dolara yükseltmeyi amaçlıyoruz” demişti. Pratikte bu durumun gerçekleşmesi imkansız, neden mi?

Türkiye’nin dolar bazında milli geliri 850 milyar dolar civarında. Dünyanın en büyük 10. ekonomisi 1 trilyon 552 milyar 800 milyon dolarlık milli geliriyle Kuzey Amerika ülkesi Kanada.

Kanada gelecek beş yılda 1 dolar dahi artmasa bile, hatta 1 trilyon 377 milyar 870 milyon dolarlık GSYH’siyle 11. sırada bulunan (Samsung, LG, KİA, Hyundai gibi markaların sahibi) Güney Kore’nin bir basamak daha yükselmeyeceğini varsayarsak, Türkiye yedi yılda milli gelirini dolar bazında 698 milyar 9 milyon doların üzerinde artırmak zorunda. Bu da yıllık 100 milyar dolarlık artış demek. Bu açıdan dünyanın en büyük 10. ekonomisi olma söylemleri tamamen gerçek dışı.

Lozan antlaşmasının ömrü 100 sene değil

Toplumun kafasını en çok meşgul eden şeylerden biri de Lozan Antlaşmasının 2023'te bitiyor olması. Tarihçilere göre böyle bir şey de yok. Nitekim Lozan'ın belirli bir tarihi veya gizli anlaşmaları da bulunmuyor. Türkiye'nin altının madenle dolu olduğu ve bunun dış güçler tarafından çıkarılmasının engellendiği politikası da tamamen siyasi bir tavır. Siyasi iktidarlar 'Dış mihraklar' adı altında seçmeni sürekli baskı altında tutarak bir 'Düşman büyümemizi engelliyor' siyaseti güdüyor. Ancak aklı selim her hangi bir vatandaş bile her hangi bir ülkenin başka ülkelerin gelişmesini zaten istemediğini bilir. Türkiye'nin eğitim, eşitlik, ve adaletli bir yapıyla yüzünü çağdaş dünyaya dönerek rakiplerini alt edebileceğini bilir.

Bunun yerine maalesef Türkiye'de inanılmaz derece bir komplo teorisi hastalığı var ve bu da Lozan gibi anlaşmalarda ortaya çıkıyor.

Türkiye haritası 2023'te değişecek mi?

Ortadoğu siyaseti Cumhuriyetîn kurulmasından sonra Türkiye'ye sırayet etmesin diye bu ülkeden uzak tutuldu. Cumhuriyet ilkeleri gereği Türkiye AKP iktidarına kadar Ortadoğu'da taraf olmayarak her ülkeyle iyi geçinmeye çalıştı. Ancak Özellikle Ahmet Davutoğlu ve Tayyip Erdoğan'ın ''STRATEJİK DERİNLİK'' safsatasıyla girdiği Ortadoğu çukuru bu gidişle Türkiye haritasına bile zarar verebilecek kadar zarar verdi bu ülkeye. Hali hazırda ülkedeki 4 milyon göçmen nedeniyle zaten harita değişmiş durumda.

2023 biter 2071 gelir

Hedef 2023 sloganı hakkında malthaber.com yazarı Hakan A. Görümcü'nün görüşleri ise bir hayli ilginç. İşte Görümcü' nün bir yazısında değindiği 2023 hedefleri:

''Bir 2023 hedefidir gidiyor. Toplumların kitle halinde neye inandığına bakarak çağdaşlık seviyesini ve gelecek dünyasında ne kadar yer edinebileceğini görmek mümkün. İşte Türkiye'deki havaya bakınca durum içler acısı hale geliyor. İnsanlar sanki 2023'Te Türkiye dünya devi olacak, mehdi gelecek, anlaşmalar bitecek diye bekliyor. Kitlesel bir komplo teorisine inanma durumu var ortada. Halkın bu refleksini de AKP iktidarı çok iyi kullanıyor. bugün 2023 olan hedef eğer iktidar devam ederse o yıllarda da 2071 olur. Nitekim Tayyip Erdoğan bir kaç konuşmasında bunun sinyallerini verdi bile.''

2023'te ne olcak?

Görümcü, '' Bu gidişle 2023'te eğitimde, sağlıkta, ekonomide, yargıda, adalette ve siyasette darmadağın olmuş bir Türkiye olacak. Dünya endüstri devriminin yeni basamağı olan ''4.0''ı tartışırken Türkiye'de hala 'Çalıntı oylar' konuşuluyor. Gelenin koltukta kök saldığı, yolsuzlukların zirve yaptığı, yüzlerce gazetecinin hapiste olduğu, ekonominin kredilerle döndüğü bir Türkiye'den 2023 mucizesi beklemek en hafif tabiriyle salaklık...

Son Güncelleme: 16.03.2018 19:53
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.