Aylar süren maratonun, siyasi çıkışların, kavgaların, restleşmelerin, adil olmayan yarışların, yandaş muhalif kavgalarının yarattığı referandum kaosuna tanık olduk. 16 Nisan gecesi halk sandıktan gerçekte hangi sonucun çıktığını bilmeden uyudu. YSK kararları, mühürsüz oylar, balkon konuşmaları derken her şey bir oldu bittiye getirildi.

Oysa böyle tahmin etmemiştik; İktidar ve Cumhurbaşkanı Erdoğan 16 Nisan'dan sonra müjdeli haberler verecekti hatırlarsanız. Bir şeyler değişecek sandık ama olmadı 2017'de Türkiye siyasetinin seyrinin değiştiği kesin ancak referandum öncesi başkanlık sözleri ve uğruna yapılanlar bir kenarda sadık kalması koşuluyla bekletiliyor sanki. Hatırlarsanız 16 Nisan gecesi bir coşku göremedik EVET kazanmasına rağmen ne Saray ne de çevresinde bir sevinç havası yoktu. Üstüne üstlük kaybeden taraf olan Hayır'cılar yarış yeni başlıyor ''biz kazandık' diyor. 

Neyse konumuza gelecek olursak öyle yada böyle Anayasa Değişikliği Paketi'ne EVET dedi Türkiye. Mühürsüz oyların akıbeti henüz belli değil. Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir seçime bu denli bir şaibe karıştı. Sokağın nabzı ve kalp atışları EVET oranları açıklandıktan sonra tavan yapmıştı. Öyle ki CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun halkı sokağa çağırmasını bekliyordu bazı kesimler. Doğu'da mühürsüz oy kullanımının milyonları bulduğu söyleniyor. Hayır Ve Ötesi grubuna göre sandıklarda ölülere bile oy kullandırılmış. Sandık gününden ziyade Türkiye'nin dört bir yanına asılan EVET pankartları HAYIR diyenlerin bıçaklanması, tutuklanması, gözaltına alınmasının açıklaması bile yapılmadı. Devlet kaynakları EVET için akıtıldı. Kürt oylarını büyük ölçüde HAYIR'a yönlendirecek Selahattin Demirtaş cezaevindeydi, medya kuruluşlarının yüzde 90'ı EVET propagandası yapıyor, onlarca gazeteci tutuklanıyor, yine onlarca muhalif medya kuruluşu kapatılıyordu. Her şeye rağmen sürdü 'HAYIR' sevdası. Birileri sandığa hile karışacağını referandum gününden önce söyleseydi herhalde HAYIR verenler ortalığı ayağa kaldırırdı. Ama olmadı sonuca milletçe alıştırıldık.

....evet alıştırıldık

Onlarca komplo teorisi yazıldı çizildi ancak sonuç değişmedi. Adalet Bakanı Bekir Bozdağ aba altından Yargı'ya sopa bile gösterdi. Ancak benim aklıma takılan ve canımı sıkan başka bir isim var o da Bülent Turan. Neden mi? Buyrun referandumdan sonra Bülent Turan'ın söylediklerine bakalım:

''Kamuoyu zaman içinde kabul eder''

Evet böyle demiş sayın Bülent Turan bu haber sonradan yalanlansa da AKP'nin siyasi taktiklerinden birini gördük. Sindirme politkası yıllardır İktidarın uyguladığı bir yöntem. Şimdiye kadar ki bir çok büyük siyasi olayı yavaş yavaş yedirdi bu ülkeye siyasal iktidar ki başarılı da oldu.

Son olarak şunu söylemek istiyorum şaka maka bu koşullarda bu referandum sonucunu kabullendik.... 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.