Cerrahpaşa ve Çapa tıp fakülteleri batıyor

Türkiye'nin en ünlü üniversite hastaneleri borç batağında. Tabibler Odası'na göre Cerrahpaşa ve Çapa Tıp Fakülteleri'nin medikal firmalara toplamda 600 milyon TL'ye yakın borcu var.

Cerrahpaşa ve Çapa tıp fakülteleri batıyor

Türkiye'nin en ünlü üniversite hastaneleri borç batağında. Tabibler Odası'na göre Cerrahpaşa ve Çapa Tıp Fakülteleri'nin medikal firmalara toplamda 600 milyon TL'ye yakın borcu var.

Hasan KARADENİZ
Hasan KARADENİZ
15 Ocak 2018 Pazartesi 16:05
586 Okunma
Cerrahpaşa ve Çapa tıp fakülteleri batıyor

İstanbul Tabip Odası ve Türk Tabipler Birliği, Akdeniz Üniversitesi Hastanesi olmak üzere İstanbul (Çapa) Tıp Fakültesi ve Cerrahpaşa Tıp Fakülteleri'nin borç batağında olduğuna dikkat çekerek mevcut sistemle bu hastanelerin ayakta kalmasının mümkün olmadığının altını çizdi. İstanbul Tabip Odası ve Türk Tabipler Birliği medikal firmalara milyonlarca lira borcu olan üniversite hastanelerinde eğitimin kalitesinin de düştüğüne dikkat çekti.

Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nin medikal firmalara 250 milyon TL'lik borcu nedeniyle faaliyetlerini durdurma noktasına geldiğinin ortaya çıkmasının ardından İstanbul'daki İstanbul (Çapa) Tıp Fakültesi ve Cerrahpaşa Tıp Fakülteleri'nin de borç batağında olduğu öğrenildi. Edinilen bilgilere göre, bu iki tıp fakültesinin medikal firmalara toplamda 600 milyon TL'ye yakın borcu var ve borçlar da  4 yıl gecikmeli ödeniyor.

Medikal firmalardan ihale yolu ile tıbbi ürün ve ilaç satın alan iki üniversitehastanesinin ihalelerine birçok büyük firmanın katılmadığı, katılan firmaların da ödemelerini gecikmeli alacaklarını bildiği için ürünlere normal fiyatlarının çok daha üstünde teklif verdikleri  ortaya çıktı.

Üniversite hastaneleri neden borç içinde?

Üniversite hastaneleri, muayene olan her hasta için SGK'dan 42 TL ödeme alıyor. Bunun dışında hastalardan hiçbir şekilde ücret talep edilmezken, bu 42 TL içine hastanın muayene, laboratuvar tahlilleri ve diğer tüm tetkikleri giriyor. Üniversite hastanelerine gelen hastaların büyük bir çoğunluğunu da tıbben zor vakalar olduğu için, hemen her hastanın maliyeti, ödenen ücretin üstüne çıkıyor. Ayrıca Sağlık Uygulama Tebliği'nde (SUT) belirlenen ücretlere 10 yıldır zam yapılamadığı için giderler artarken, gelirler hep aynı kalıyor. Taşeron olarak çalıştırılan güvenlik, yemekhane çalışanlarının ücretleri de üniversitenin bütçesinden ödeniyor.

Hastaneler neler istiyor?

Üniversite hastanelerinin gelir-gider dengesinin sağlanabilmesi için öncelikli olarak sistemin düzeltilmesi gerekiyor ve SUT kararı ile 10 yıl önce belirlenen fiyatlarının düzeltilmesi gerekiyor. Şu ana kadar birikmiş borçların medikal firmalara devlet tarafından ödenerek silinmesi gerekiyor. 2010 yılına kadar 250 TL  karşılığında poliklinik dışında hastanede muayene yapılabiliyordu ancak daha sonra bu ücretler 100 TL'ye kadar düşürüldü.

"Bu sistemin ayakta kalması mümkün değil"

Tıp fakültelerinin hizmet tedarikçilerine giderek borçlandığını ve bu borçların ödenmesinin mümkün olmadığını da belirten Prof. Dr. Tükel,şöyle konuştu:

 "İlaç, malzeme alımları güçleşiyor. Kimse fakülte hastaneleri ile malzeme alımı için anlaşmaya yanaşmıyor. Yüksek maliyetlerde satış yapılmaya çalışılıyor. Bu tedarikçilere borçlanma öyle bir noktaya geliyor ki cihaz bakımları, medikal malzeme alımında bile zorluklar ortaya çıkıyor. Dolayısıyla üniversite hastanelerinin gelirlerinin, giderlerinin çok altında kaldığı için borç yükünden kurtulmalarının mümkün olmadığını ve borçlanmanın giderek arttığını görüyoruz. Yani sonuçta performansa dayalı geri ödeme üzerine kurulu sağlık işletme modelinin terk edilmesi gerekiyor. Eğitim ve araştırmaya öncelik veren, nitelikli sağlık hizmeti sunumunu temel alan, genel bütçeden desteklenen bir sisteme geçilmeli. Mevcut sistem hiçbir şekilde ayakta kalamaz. Sağlık Bakanlığı hastaneleri de ayakta kalamaz, ancak Sağlık Bakanlığı kendi hastanelerini bir şekilde finanse ediyor. Fakat üniversite hastanelerinin böyle bir desteği de yok. Personel harcamaları, işletme giderleri ve performans geri ödemesi, cihaz alım, bakım masrafları tamamen döner sermayeden karşılanıyor. Bu hastaneler kötü işletildikleri için değil sağlık sisteminin geldiği noktada ayakta kalmaları, bu nedenlerden dolayı mümkün değil.

8 yıl sonra doğru teşhis konuldu

İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Erez: Eğitimin kalitesi de düştü

Üniversitelere ayrılan ödeneklerin keyfi olduğunu söyleyen İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Selçuk Erez de bu durumun tıp eğitiminin kalitesini de düşürdüğünü belirtti ve şunları söyledi:

"Üniversitelere keyfe göre tahsilat ayrılıyor. Yapılan tahsilatlarda üniversitelerin gelişmelerini ya da yerlerinde saymalarını sağlayacak kadar objektif bir dağıtım yok. Keyfe göre verildiği için üniversiteler perişan durumda. İstanbul Üniversitesi İstanbul (Çapa) ve Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastaneleri son zamanlarda ağlanacak haldeler. Akıllı bir sistem olmaması, üniversitelerin ihtiyaçlarına, kendi yerlerinde oturacak kadar tahsilat ayrılmasının sonucudur. Üniversitenin üzerine 'üniversite' yazarak orası üniversite olmuyor. Belli bir nizamda, belli bir ihtiyaca cevap verecek şekilde işletilmesi lazım ama olmuyor yapamıyorlar. Öğrenciler gün aşırı şekilde tabip odalarına başvurarak şikayette bulunuyorlar. Bu hem üniversite eğitimi hem de ihtisas eğitimi için de geçerli. Bundan 10 yıl sonra zaten uluslararası üniversite standartlarına uymadığımız için bizim mezunlarımızı kabul etmeyecekler. Şu anda gelişmiş ülkeler, gelir düzeyi düşük ülkelerin mezunlarını, mezun saymıyor."

T24

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.