Yoğun çalışma temposu doktorları intihara sürüklüyor

İki gün içinde iki doktor ve bir tıp fakültesi öğrencisinin intiharı gözleri tekrar sağlık çalışanlarının çalışma koşullarına çevirdi. İntiharların ardından meslek örgütleri tükenmişlik sendromu ve yoğun çalışma şartlarına dikkat çekiyor.

Yoğun çalışma temposu doktorları intihara sürüklüyor

İki gün içinde iki doktor ve bir tıp fakültesi öğrencisinin intiharı gözleri tekrar sağlık çalışanlarının çalışma koşullarına çevirdi. İntiharların ardından meslek örgütleri tükenmişlik sendromu ve yoğun çalışma şartlarına dikkat çekiyor.

Hasan KARADENİZ
Hasan KARADENİZ
01 Kasım 2017 Çarşamba 11:49
32 Okunma
Yoğun çalışma temposu doktorları intihara sürüklüyor

Fiziki saldırıların hedefindeki sağlık çalışanları bir yandan da ağır çalışma şartlarının yarattığı travma ve bunun ölüme dek uzanan etkileri ile gündeme geldi. İki gün içerisinde Adana’da asistan, Batman’da uzman hekim ve en son İstanbul’da tıp fakültesi öğrencisi intihar etti.

36 saate varan nöbetler

Adana’daki Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi’nde görevli 26 yaşındaki asistan doktor Ece Ceyda Güdemek, 6’ncı kattaki evinin balkonundan beton zemine atlayarak hayatını kaybetti. Gaziantep’te toprağa verilen Güdemek’in intihar etmeden önce bıraktığı notta, ailevi sorunları ve çalışma koşullarıyla ilgili şikâyetleri olduğu öğrenildi. Güdemek’in yakınları da genç doktorun çok ağır koşullarda çalıştığını ve 36 saat nöbet tuttuğunu söyledi.

‘Bıktım baş ağrılarından’

Batman Bölge Devlet Hastanesi’nde yaklaşık bir buçuk yıldır kalp damar cerrahı olarak görev yapan 39 yaşındaki uzman doktor Ergin Karakuş, evinde damardan vücuduna ilaç enjekte ederek intihar etti. Sabah yapılması gereken ameliyata gelmemesi üzerine Karakuş’un evine giden çalışma arkadaşları cansız bedeniyle karşılaştı. Eşi ve çocuğunun İzmir’de olduğu öğrenilen Karakuş’un parçalanan cep telefonunun üzerinde “Bıktım baş ağrılarından” yazan bir notun bulunduğu belirtildi.

''Uykusuzum''

İstanbul’da Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde öğrenim gören Yağmur Çavuşoğlu isimli genç kadın intihar etti. Genç kadının intihar etme sebebi henüz öğrenilemezken cenazesi dün İstanbul Tepekent Fatih Sultan Mehmet Camii’nde toprağa verildi. Genç kızın 13 Ekimde sosyal medyada, ‘Sınavım var, uykusuzum’ şeklinde paylaşımda bulunduğu görüldü.

''Tükenmişlik sendromu''

Sağlık meslek örgütleri ve sendikalar, intiharların ardından Sağlık Bakanlığı’nı göreve çağırdı. Açıklamalarda “Hekimler art arda intihar ediyor, hükümet seyrediyor. Sağlık Bakanlığını, insan onuruna yaraşır yaşam ve çalışma koşulları için göreve çağırıyoruz” denildi. İntiharların ardından yazılı bir açıklama yayınlayan Türk Tabipler Birliği (TTB), “Bu acılar artık yaşanmasın” diyerek, hekimlerin çalışma koşullarının düzeltilmesi gerektiğini belirtti.

Yapılan açıklamada, “İnsan yaşamının sorumluluğunu üstlendiğimiz ve onurla sürdürdüğümüz meslek hayatımızda düzelmeyen yoğun ve yorucu çalışma koşulları, uzun süren çalışma saatleri, mesleğimizi uygularken yaşadığımız duygusal fiziksel yüklenmenin getirdiği yıpranma, yetmezmiş gibi şiddete uğrama riskimiz, değersizleştirilen emeğimiz ve mesleki kimliğimiz, güvencesizlikle yaratılan geleceksizlik...” denildi.

Genel Sağlık-İş Sendikası Genel Başkanı Zekiye Bacaksız, hekimlerin intihar nedeniyle ölüm oranlarının diğer meslek gruplarına göre daha yüksek olduğunu belirtti. Bacaksız, çalışma sürelerinin uzun olması, yoğun iş baskısı, hekimlerden yüksek performans beklentisi ve tüm bunlara bağlı olarak yaşanan yoğun stres, intiharlara bağlı ölümleri beraberinde getirdiğini kaydederek, özetle şu ifadelere yer verdi: “Sağlık çalışanları yoğun stres altında tükenmişlik sendromu yaşamakta, iş yükü altında ezilmekte, can vermekte, hükümet Sağlıkta Dönüşüm Programı’nda ısrarlı tavrını sürdürmektedir. Genel Sağlık-İş olarak siyasi iktidarı Sağlıkta Dönüşüm Programı’ndan vakit kaybetmeksizin vazgeçilmesi konusunda uyarıyoruz. ”

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.