Abdullatif Şener: Abdullah Gül'e bir CHP'li bile oy vermez

Türkiye'nin Saddam rejimine doğru ilerlediğini söyleyen AKP'nin kurucu isimlerinden Abdullatif Şener, Erdoğan'a karşı Abdullah Gül'ün aday gösterilmesinin büyük hata olacağını belirtti. Şener'e göre CHP tabanında Abdullah Gül'e oy çıkmaz.

Abdullatif Şener: Abdullah Gül'e bir CHP'li bile oy vermez

Türkiye'nin Saddam rejimine doğru ilerlediğini söyleyen AKP'nin kurucu isimlerinden Abdullatif Şener, Erdoğan'a karşı Abdullah Gül'ün aday gösterilmesinin büyük hata olacağını belirtti. Şener'e göre CHP tabanında Abdullah Gül'e oy çıkmaz.

Hasan KARADENİZ
Hasan KARADENİZ
05 Nisan 2018 Perşembe 11:43
921 Okunma
Abdullatif Şener: Abdullah Gül'e bir CHP'li bile oy vermez

Geçtiğimiz ay CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşmesi ve geçen pazar yapılan İYİ Parti kongresinde “en çok alkış alan konuk” olması ile bir kez daha gündeme gelen Abdüllatif Şener, belediye başkanlığı ve cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda “açık kapı” bıraktı. Şimdiye kadar adaylık konusunda hiçbir partiyle görüşmediğini belirten Şener, “Ancak karar vericiler kendilerinin yol haritasıyla ilgili bir zeminde gerekli olduğuma inanırlarsa durumu değerlendiririm” dedi. Şener’in, muhalefetin 2019 seçim stratejisi, adaylık iddiaları ve gündeme ilişkin Cumhuriyet’in sorularına verdiği yanıtlar ana başlıklarıyla şöyle:

Türkiye BAAS’a evriliyor

16 Nisan referandumu ile birlikte Türkiye’nin rejimi değişmiştir. Artık demokratik rejim değildir. Artık uluslararası değerlendirmelere göre, Türkiye diğer Ortadoğu rejimlerine benzer bir rejime dönüşmüştür. BAAS rejimine diyeyim. Buna doğru evrilmektedir, ama bu süreç tamamlanmamıştır. Nedeni de 16 Nisan referandumuyla kabul edilen anayasanın maddelerinin bir kısmı hemen yürürlüğe girmiştir ama bir kısmı ise ilk seçimden sonra yürürlüğe girecektir. Önümüzdeki ilk seçimleri eğer Erdoğan kazanırsa, Türkiye’deki rejim artık Ortadoğu’da görmeye alıştığımız rejimlerden biri olacaktır. Referandumda kabul edilen sistem tam bir ucubedir. Yani başkanlık desen değil, parlamenter demokrasi deseniz, o değil. Böyle bir ucube rejimi Türkiye hak etmiyor, düzeltilmesi lazım. O bakımdan önümüzdeki seçimler önemli. Muhalefet adayı kazandığında, restorasyon zaman alsa da belli bir rahatlamayı hemen o seçimin ertesinde iklim olarak elde edebileceğiz.

Muhalefetin aday profili

3 şeyin önemli olduğunu düşünüyorum. Birincisi “seçim güvenliği”dir. Mutlaka muhalefet seçim güvenliğini sağlamak zorundadır. İkincisi cumhurbaşkanlığı seçiminden önce Erdoğan’ın seçimleri kaybedeceğine dair muhalefetin güçlü bir rüzgârı estirmesi lazım. Bu rüzgârı estirecek. Seçim güvenliğini de test edecek en uygun zemin, belediye başkanlığı seçimleridir. İstanbul’u, Ankara’yı, İzmir’i hele Akdeniz’i, büyük kentleri silip süpürecek bir muhalefet ortaya çıkarsa, Erdoğan’ın kaybedeceğine dair inanç pekiştirilmiş olur, bütün seçmenler nezdinde böyle bir algı oluşur ki bu son derece önemlidir. Üçüncüsü de “doğru aday”dır. Ben “doğru aday” dediğimde, (gülerek) “kendini mi kastediyorsun” diyorlar. Hayır. Zaten ilk turda her partinin kendi adayını çıkarmasının doğru olduğunu düşünüyorum. İlk turda ittifakın adayı diye ortaya çıkmanın doğru olduğunu düşünmüyorum. Ama şu önemli, ilk turda her partinin adayı olsa bile, ikinci tura çıkan adayın mutlak surette, CHP’nin, İYİ partinin, SP’nin, HDP’nin oylarını ful alabilecek, SP ve HDP’nin AKP’deki “emanet oylarını” da ful alabilecek bir adayın olması lazım. Bu 3 koşul uygulandığında, ciddi bir hata yapılmazsa, Sayın Erdoğan seçimi kaybeder.

Saadet partisi bu süreçte çok önemli

Bu süreçte Saadet Partisi’nin önemli olduğunu düşünüyorum. AKP’ye destek veren Kürt seçmeninin nasıl rol oynadığını söylemiştim. AKP’de, SP’nin çok sayıda emanet seçmeni var. Barajı aşma şansı olmadığı için o emanet seçmen halen AKP’nin içinde. Ve bir alternatif oluştuğu taktirde SP, Erdoğan’daki emanet oylarını alabilecek durumundadır. İddialı bir çıkış yaptığında SP’nin oyu hem de sadece AKP’deki oylardan azaltmak suretiyle en az 5-6 puan oyu olduğunu da düşüyorum. SP’nin bu konumu Erdoğan’ı sarsabilecek en önemli etkenlerden biridir.

Abdullah Gül ikinci tura kalamaz

Abdullah Gül aday olursa ikinci tura kalma ihtimali yoktur. Çünkü, CHP tabanı oy vermiyor, vermeyeceğini de net olarak açıklıyor. Yılmaz Özdil bile diyor ki, Gül -Erdoğan başbaşa kalırsa Erdoğan’a oy veririm diyor. Bu biraz, Cumhurbaşkanlığı dönemindeki olumsuz tutumundan kaynaklanıyor. Twitter’ın engellenmesi kanununu onayladı, arkasından yasak gelince yurtdışı üzerinden tweet’ler attı. Direneceği konularda hiç direnmedi. Daha doğrusu Erdoğan, ne gönderdiyse onayladı. Bu

Mutsuz Kürt seçmen AKP'nin kadarini belirleyecek

Türkiye’de siyasetin paradigmasını Erdoğan çiziyor. Öyle bir çerçeve çiziyor ki, o sınırların dışına taşmak doğruyu inkâr etmek anlamına veya doğrudan sapmak anlamına geliyor. Bunun en tipik örneği HDP’ye bakış tarzıdır. HDP’nin “sakıncalı” algılanması doğrudan Erdoğan’ın tuzağıdır, bu tuzağa düşmemek lazım. Hesabı yapın. HDP’nin yüzde 10 oyu var, bu oyları gözden çıkaran bir muhalefetin Erdoğan karşısında şansı olamaz. Üstelik kritik bir şey var. HDP’deki Kürt oylarından çok AKP içindeki Kürt oylarıdır seçimin kaderini belirleyecek olan. Bu oylar Erdoğan’ın da muhalefetin de kaderini belirlecektir. AKP’de en az yüzde 7 Kürt seçmeni oyu var. Şu anda Türkiye’deki en mutsuz seçmen AKP’ye oy veren Kürt seçmendir. Ve önümüzdeki 3 seçimin kaderini de bu AKP’deki mutsuz Kürt seçmen belirleyecektir. Tek tek saymayayım ama MHP ile ortaklık, bölgedeki operasyonlar, Afrin bu mutsuzluğun nedenleri. En son Erdoğan bozkurt işareti yaptığında büyük bir ayrışma ortaya çıkmıştır. 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.