Ağlayarak Tayyip Erdoğan'dan özür dilemişti bugünkü medya (yeni) patronu Erdoğan Demirören. O kişi zaten medyanın yüzde 70'ten fazlasını elinde bulunduran iktidara hizmet edecek. Her fırsatta Türkiye'de basın özgürlüğü konuşulsa da halkın büyük bir bölümü bu özgürlüğün ne olduğunu dahi bilmiyor. Çünkü bu halka tam anlamıyla hiç bir zaman basın özgürlüğü görmedi. Öyle ki bugün havuz medyası elemanları basın özgürlüğünü köşelerinden halka anlatıyor sanki özgürmüş gibi. Dedim ya kavramlar karıştı artık okuyucu veya dinleyici artık özgürlük veya tutsaklık arasındaki farka bakmıyor; izleyip zaten muktedir olduğu siyasi görüşünü perçinliyor.

Aydın Doğan her ne kadar kirli bir medya geçmişine sahip olsa da bünyesinde hala gazetecilik yapabilen çalışanları tutabiliyordu. Her ne kadar Erdoğan rejimi karşısında yumruklarını geri atsa da ringe havlu atılmasını da engelliyordu. Kötünün iyisiydi yani. Ancak bu durum Demirören ailesi için söylenemez. Sermaye- Medya ilişkisi baskıcı rejimlerde iğrenç bir basın anlayışı yaratıyor. Bugüne kadar bunu acı örneklerle gördük ancak amiral olan Doğan Medya'nın satışı Türkiye'nin cenazesi için kalkan tabuta son çivi resmen.

Medyanın gücü Türkiye gibi üçüncü dünya ülkesi olan ve zamanın çoğunu kitle iletişim araçlarıyla geçiren toplumlarda siyasetin ötesine geçiyor. Türkiye son rakamlara göre ABD'den sonra en çk televizyon izleyen ülke. Bu da haliyle lağıma dönmüş sahte ''vatan, millet ve sakarya'' nidalarıyla kulakları çınlatan, kiralık kalemlerde parti propaganda merkezine dönüşmüş medyaı kirli siyasetin kardeşi yapıyor. 

Erdoğan iktidara geldikten sonra medyanın ne denli güçlü olduğunu bildiği için iktidar süresi boyunca sürekli medyada yuvalanmaya çalıştı. Baskı, para ve yandaşlıkla olsun medyanın yüzde 70'ini de ele geçirmeyi başardı. Son satış ile iktidara yakın medyanın oranı yüzde 90'a çıkmış durumda. Bu son satış aslında etekleri tutuşmuş Saray çevresinin yeni bir seçim yatırımı. Bağımsız ve tarafsız bir medya ile Erdoğan rejiminin oyları yüzde 30'u geçmez ve iktidar sahipleri bunun gayet farkında. İşte bu yüzden tabuta çakılan son çivi medyanın iktidara yakın sermayeye devri oldu. 

Türkiye'de gazetecilik her zaman zor bir meslek oldu. Hasan Fehmi'nin vurulmasından Havuz medyasının kuruluşuna kadar basın rahat üyüzü görmedi bu ülkede. Ancak hiç bir dönemde AKP iktidarının yaptığı kadar değersizleştirmedi bu meslek. Binlerce gazeteci işsiz ve daha binlercesi de işssiz kalacak. Bir gazeteci sadece muhalif diye aylarca mahkemeye çıkartılmadan cezaevinde tutulabiliyor. Havuzdan maaş aldığını ve hükümet için ölebileceğini aynı zamanda tarafısz olduğunu söyleyen onlarca gazeteci olmadı hiç. Tetikçilik ile gazeteciliği karıştıran iktidar mensubu höyt! dediğinde mağarasına kaçan onlarca gazeteci görmedi bu millet. Türkiye topraklarında bu kadar önemli bir meslek hiç bir zaman bu kadar aşağılanmamıştı. Dünyada en saygın meslekler arasında gösterilen bu meslek artık Türkiye'de itibar görmüyor. Yapılan anketlere göre Türkiye nüfusunun yüzde 70'i medyaya güvenmiyor. O yüzde 70'lik kısımın çoğu havuz medyası veya onu kuran iktidara oy veren kitle ancak bu da kimsenin burnunun yanmasına neden olamıyor. 

Son olarak Doğan Medyası'nın satışı ile ilgili yazılacak çok şey var ancak karşımızda o kadar büyük bir kaos var ki nereden tutarsan elinde kalıyor. AKP'nin iktidara gelişine çanak tutan ve Erdoğan'ı bu ülkenin başına getiren güruhtan olmasına rağmen iyi kötü bir basın savaşı veren bir yerdi Doğan Medya. Toplumda yapıldığı gibi medyada da tektipletirmenin son halkası olacak bu büyük devir. Demirören Ailesi'nin parayı nereden bulduğu ve böyle bir ortamda ne şekilde basın yatırımı yaptığını sorgulamak yersiz.

Medya yani Yasama, Yürütme ve Yargı'dan sonraki en büyük güç de tabutuna son çiviyi yedi Ey Halkım... Geçmişler olsun....

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.